BAZİ BESİNLERDEKİ ANTİOKSİDANLARIN KANSERE KARŞI ETKİNLİĞİ

Yeşil çay fenolik maddeler ve antioksidan aktivite bakımından bazı içeceklere göre daha zengindir, bu nedenle, düşük yoğunluklu kolesterolun (LDL) oksidasyonunu geciktirmekte, plazma antioksidan düzeyini önemli derecede artırmaktadır. Çay ve çay kateşinlerinin kanserin başlangıç, ilerleme ve dönüşüm evrelerini inhibe ettiği, koroner kalp hastalıklarına karşı koruyucu olduğu, çay tüketimi ile akciğer, özefagus, oniki parmak bağırsağı, pankreas, karaciğer, meme ve kolon kanseri oluşumuna neden olan kimyasal karsinojenlere karşı koruma sağlandığı rapor edilmiştir.

Örneğin 200 g/ay’a kadar yeşil çay tüketen erkeklerde pankreas kanseri riskinde %12, kadınlarda %53; 200 g/ay’dan fazla tüketen erkeklerde %43, kadınlarda %47 azalma, günde 2 veya daha fazla fincan siyah çay tüketenlerde kolon kanser riskinde %4, rektum kanseri riskinde %44, kolorektum kanserlerinde %21 azalma, 2 fincan/gün’den çok yeşil ve siyah çay tüketenlerde prostat kanseri riskinde %30 azalma, 7 fincan/gün veya daha fazla siyah ve yeşil çay tüketenlerde mide kanseri riskinde %31’e varan azalma tespit edilmiştir. Bu veriler, yeşil çayın önemli bir antikanserojen madde olduğunu göstermektedir.

Sarımsakta bulunan ve yağda çözünen diallil disülfitin kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanserinin önlenmesinde yararlı olduğu, sarımsak derivatlarının kolon, akciğer ve deri kanserini engellediği, kolon kanseri hücrelerinde Ca düzeyini artırarak apoptozisi uyardığı belirlenmiş ve antikanser etkisinin Se ve metilselenosisteinden kaynaklanabileceği düşünülmektedir.

Soğanın antikanserojen, antitrombik, fibrinolitik, antiastmatik, antifungal ve hatta bazı bakterilere karşı antibakteriyel etkilerinin bulunduğu otoriteler tarafından tespit edilmiştir.

Balık kas matriksi n-3 PUFA’nın dışında tekli doymamış yağ asitleri, proteinler, proteoglukanlar, steroidler, amino asit, organik asit, bazı mineraller (potasyum, kalsiyum,magnezyum, çinko, selenyum, iyot) ve spesifik aminoasit dizinine sahip peptidler gibi düşükmolekül ağırlıklı bileşikleri de içermektedir. Bu bileşiklerin oksidatif stres azaltıcı, hormonal ve anti-inflamatuar etkilere sahip olduğu bilinmektedir.

Dyt. Selvi ÇUHACI