Günümüzde bolca adını duyduğumuz popüler besinlerden biri daha… Peki ama neden bir anda bu kadar çok adını duymaya başladık? Mucize mi, hastalıklara çözüm mü oluyor yoksa yediğimizde zayıflatıyor mu? Aslında hiçbiri.

Kinoa yüzyıllardır var olan kökeni İnkalara dayanan bir tahıl. İnkalar bu tahılı kutsal bir besin olarak görürlermiş. Yok olmaya başlamalarından sonra köylülerin yiyeceği olarak anılmaya başlanmış. Günümüzde araştırılmaya başlanan bu uzun yaşama süresine sahip ırktan kinoaya ulaşılmış. Açlığın, kıtlığın bir ölüm sebebi olduğu günümüzde bu tohumları zorlu koşullara dayanıklı, besin kalitesi yüksek olan bu tahıl kurtarıcı olarak görülmüş.  Günümüzde tekrar popülerleşen kinoa bu yaygınlaşmayı, Birleşmiş Milletler konseyinin gelecek bin yıl kalkınma hedeflerine ulaşılması adına 2013 yılını Kinoa Yılı ilan etmesine borçludur.

Kinoanın bu kadar önemsenmesinin temel sebeplerinden biri protein kalitesi. Ete ulaşımın gittikçe zorlaştığı günümüzde geliştirilmeye çalışılan bir alternatif olarak görebiliriz. Fakat yapılan çalışmalar tarafından birçok olumlu özelliği gösterilen ve çölyak hastaları için önemli bir besin kaynağı olma potansiyeli taşıyan bu besin hakkında daha çok araştırma yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Çölyak hastalarında ne miktarda verilebileceğine dair çelişkili çalışmalar yapılmıştır. İçeriğinde bulunan toksik maddelerin zarar verebileceğine dair hayvan çalışmaları yapılmıştır. Yapılan araştırmalarda insanlarda oluşan alerji toksisite konusunda raporlamalar bulunsa da geniş çaplı araştırmalar yapılmamıştır.

Besin bileşimi açısından diğer tahıllarla karşılaştırıldığında arada çok fazla bir farklılık görülmemektedir. Antioksidan içeriği yüksek olan kinoa birçok araştırmacı tarafından incelenmiş ve bu özelliğinin farklı hastalıklar için destekleyici amaçlı kullanılabileceği belirtilmiştir.

 

Dyt. Selvi ÇUHACI